TCMB’DEN BEKLENMEDİK KARAR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)’nin bugünkü para politikası toplantısında yüzde 8,25 olan politika faizini yüzde 10,25’e yükseltti. Piyasa beklentisi ise politika faizinin değişmeyeceğine, daha çok faiz koridorun üst ve alt bandı ile GLP faiz oranında da değişiklik yapılabileceğine yönelikti. Ancak TCMB üçüncü çerekte kısmi bir toparlanma sinyalleri görülse de ekonomiye yönelik belirsizliklerin artış gösterdiğini belirtti. Böylece döviz kuru hareketleri neticesinde TCMB'nin yukarı yönlü riskleri göz önüne alarak politika faizini 200 baz puan yükselttiğini görüyoruz. Enflasyonda oluşan sınırlı yükseliş ivmesinin de merkez bankasını sıkılaştırma opsiyonlarını değerlendirmesine yol açtığı görülüyor. TCMB’nin piyasaları şaşırtarak politika faizini 200 baz puan arttırma kararı sonrasında Türk Lirası üzerinde ani değer kazanımı meydana geldiği görülmekte. 

TCMB daha önceki toplantılarında da herhangi bir faiz hamlesinde bulunmayarak politika faizinden miktar ihalesi yoluyla fonlamaya 6 Ağustos'tan bu yana ara vermişti. Bu hamleyi yüzde 11,25 ile geç likidite penceresi üzerinden geleneksel repo ihalesi açarak sürdürmeye devam etmekteydi. Böylece 20 Ağustos'tan bu yana TCMB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %9,44 seviyesinden %10,65 seviyesine yükseldi. TCMB'nin son dönemde attığı likidite sıkılaştırıcı adımlarının kur üzerindeki yükseliş ivmesini sınırlayıcı etkisinden pek söz edilmezken, TCMB’nin bu ani kararı Türk Lirası varlıkları üzerinde belirgin şekilde hissedildi.

Yayınladığı karar metninde TCMB, Kovid-19 salgınına bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin sınırlandırılmasını amaçladığını belirtirken, alınan tedbirlerin kademeli olarak kaldırılması ile likidite ve kredi politikalarına bağlı olarak ithalatta canlanmanın gözlendiğine dikkat çekti. TCMB, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını belirtirken, parasal duruşun ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirleneceğini belirtti. 

 

USDTRY

Haftabaşından bu yana yükseliş eğilimi içerisinde yer alan kurda TCMB’den gelen ani faiz arttırma kararı sonrasında 7,5550 seviyesine varan oranda geri çekilme hareketi gündeme geldi. Daha sonra 7,60 seviyesi çevresinde fiyatlamaların dengelendiği kurda oluşan geri çekilme potansiyelinin devamında düşüşleri 7,5820 ve 7,5384 destek seviyeleri çerçevesince izliyoruz. Ancak fiyatların 7,64 seviyesi çevresinde dengelenerek tekrardan yönünü yukarı çevirmesi durumunda ise alımların 7,6850 ve 7,7277 direnç seviyeleri ile hız kazanması beklenebilir. 

EURTRY

EURTRY paritesinde dolarda meydana gelen değer kazanımı yükselişleri baskılarken, paritede TCMB kararı sonrasında fiyatlar 8,8010 seviyesine varan oranda düşüş hareketi içerisine girdi. Paritenin bu seviye altına sarkma gerçekleştirmesi durumunda düşüşlerin 8,7227 ve 8,5364 desteklerine yönelik atak içerisine girdiğini görebiliriz. Ancak genel hatlarıyla Türk Lirası üzerindeki değer kaybının sınırlanması ile paritede oluşabilecek alımları 8,8756 direnci çerçevesince takip ediyoruz.  

GAUTRY

Ons Altın’ın satıcılı görüntüsünü koruması ile 457,97 seviyesini aşağı yönlü zorlayan Gram Altın fiyatlarında Dolar/TL etkisi ile düşüşler bir miktar sınırlı kalıyordu. Ancak TCMB’nin ani faiz artırım kararı sonrasında Türk Lirası üzerinde oluşan değer kazanımı Gram Altın’da 450,30 seviyesine varan oranda geri çekilme hareketine neden oldu. Değerli metalin özellikle bu seviyeyi aşağı yönlü geçerek düşüşlerine hız kazandırmasını 442,0 ve 434,5 destek seviyeleri çerçevesince izliyoruz.  Gram Altın’da fiyatların 450,30 seviyesi üzerinde kalması durumunda ise yükselişlerin ilk etapta 457,97 direncini hedeflediğini görebiliriz.